uçurumun kenarındayım hızır. bir dilber kalesinin burcunda, vazgeçilmez belaya nazır. topuklarım boşluğun avcunda, derin yar adımı çağırır.
dikildim parmaklarımın ucunda, bir gamzelik rüzgâr yetecek.
ha itti beni, ha itecek
acılar düştü peşime uyumaz oldum. uyuyamıyorum. düşünmekten uyuyamıyorum. korkmaktan uyuyamıyorum. biri dese ki, neyden korkuyorsun. anlatamam. açıklayamam.
başaramamaktan korkmaktan bıktım.
ben, kendi çaresizliğimin içinde boğulurken, neden başkalarını da dert ediniyorum kendime. bu bıkmışlığı, bu korkuyu, bu çaresizliği ben kendim için çözmeli, kendim için aşmalıyken onu bile başkası için aşmayı düşünür oldum. iyi değilim. ama sadece şu an değil, korkarım ben çeyrek asırı iyi aşıp da gelmedim bugüne. derenin içinde boğulurken, bir şahın gezmesini engellemişim de, kendi yaşamım için değil de şahın eğlence hakkı için kenara yüzmüşüm gibi bir gün doğrusu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder