14 Ağustos 2017 Pazartesi
the lunatic is on the grass
delirmek. yalnızlıktan delirdiğini sanmak. bu ikisi arasındaki ayrımı aylardır yapamıyorum.
her şeye yeniden başlamak. ayağa kalkmak. ölü toprağını üzerinden atan zombi. evet, evet buldum işte.
yorulmak, tekmelendikten sonra çektiğin acıyı yorulmak zannetmek. bu ikisi arasında bir yerdeyim. ama saat çok geç. hava karanlık. hiç ışık yok. hangisine daha yakınım, seçemiyorum.
intikam. intikam almak ne demek ben bilmem. hiç almadım. benden aldılar mı, bilmiyorum.
konuşmak. bazen ağzını hareket ettirmek, bazen de beyninin sana oynadığı küçük oyunlar. sahne. öyle anlar vardır ki, saplantılı bir düşünceyi gün boyu düşünmüşsün de başka hiçbir şey yapmamışsın gibi hissedersin.
hissetmek. ben hissederim. çok hissederim hem de. hissederdim. çok hissettim. sonra üzüldüm. bazen de güldüm. sonra ağladım. çok. sonra delirdim.
delirmek. sonsuz kere gülmek ne demek, onu öğrenmek.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)